0 276 227 97 95
Mustafa Sezer

Mustafa SEZER
Uşak Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı

Değerli Borsa Üyelerimiz;

            Cumhurbaşkanımızın talimatı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığımız ve TOBB işbirliği ile ülkemizin içinde bulunduğu siyasi, ekonomik sıkıntılara çözüm arayışı neticesinde yapılan çağrıya  ZiraatBankası ve DenizBank’tan katkı geldi.

           TOBB’nin sağladığı faiz desteğine Uşak Ticaret Borsası olarak bizlerde varız dedik.
Göreve geldiğimiz 2013 yılından bu tarafa kaynaklarımızı en verimli şekilde kullanma azmi ve gayretinin önemini bugün bir kez daha kavradık.
3 yıldan bu tarafa ilimizdeki kamu bankasında  karşılıklı anlaşma ile biriktirdiğimiz  enerjimizi zor günlerde kullanmak üzere beklettik.

            17 Mayıs 2013’deki Gezi olaylarından beri süregelen, hain girişimlerin en alçakçasına 15 Temmuz 2016 gecesi ülke insanımız topyekun karşılık verdi.
Akabinde hain planlarını başaramayan malum çevreler finans piyasalarını darbe yapma girişiminde bulundular.
2013 Mayısında %6,5 oranı ile son 40 yılın en düşük faizini gören işletme kredileri, bu hain planlar sonucunda %17 ‘de seyretmektedir.
          Cumhurbaşkanımızın milli mesele dediği faiz meselesine Uşak Ticaret Borsası olarak bir nebzede olsa katkı sunmanın haklı gururunu yaşıyoruz.Bu gururu yaşamamıza vesile olan tüccar kardeşlerime sonsuz teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyorum.

         Ticaretinizin her gecen gün artmasını, daha güçlü ve büyük TÜRKİYE için imkan ve şartların olgunlaşmasını temenni eder, saygılarımı sunarım.

Öncelikle 07 Haziran 2015 Türkiye Milletvekilliği Genel Seçimleri sonucunda ortaya çıkan sonuçların ülkemiz ve milletimiz açısından hayırlı sonuçlar getirmesini temenni ediyorum. Ortaya çıkan sonuçların milli iradeye saygı çerçevesinde değerlendirilmesi ve tüm siyasi partilerin milletin vermiş olduğu mesajı doğru okumaları gerekmektedir. Anayasa’da demokrasinin vazgeçilmez unsuru olarak tanımlanan seçimler ve sonuçları, her kesim tarafından iyi niyetli olarak değerlendirildiğinde demokrasi kavramının diğer olumlu yansımalarını da ülkemizde görebiliriz. 

Mevcut seçim sonucunda 4 değişik alternatifli koalisyon formülü ortaya çıkmış, seçmen iradesini ortak akılla yönetilme noktasında kullanmıştır. Türk siyasal hayatında benzer sonuçlu seçimler ardından kurulan koalisyon hükümetlerinin izlediği politikaların millette oluşturduğu algı, seçim meydanlarında zikredilen vaatlerin iş dünyası açısından ortaya koyduğu endişe ekonomi alanında frene basılmasına neden olmuş, tedirginliğin ortadan kalkması beklenmeye başlanmıştır. Yatırımcılar açısından düşünüldüğünde de şayet yukarıda zikredilen tedirginlik onlar bakımından da geçerli ise ekonomik veriler olumsuz etkilenebilecektir.

Millet iradesinin değerlendirilmesi bağlamında çıkan sonucun olumlu taraflarından bir tanesi de seçim meydanlarında düşünmeden verilen anlamsız vaatlerin ve hazineden dağıtmanın pirim yapmadığı, seçmenin bu tür vaatleri satın almadığıdır. Çıkan sonuç bundan sonraki seçimlerde büyümeye yönelik vaatlerin projelerin konuşulmasının önemini bir kez daha ortaya koymuştur.

Her siyasi aktörün memleket menfaatlerini parti menfaatinin üzerinde göreceği umudunu taşıdığımızı, dış mihrakların ülke üzerindeki planlamalarının boşa çıkarılması adına bütün çabalarla en kısa zamanda ortak akılla hareket edilerek gücümüze güç katacak bir hükümet beklentimiz olduğunu, milletimizin ve özellikle de iş dünyasının önünü görmesine ve hedeflerinden şaşmamasına vesile olacak bir yönetim tarzını umut ettiğimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz. 

Son günlerde yaşanan süreç hepimizi derinden üzmüştür. Ticaret erbabını ise üzmekle kalmamış   korku ve keder kaplamıştır.Öyle ki dövizle borçlanıp TL ile satış yapan tüccar,uzun vade borçlanarak makine ekipman alan sanayici yarın sabah nasıl bir Türkiye ile karışılacağını bilemez hale gelmiştir.

Binlerce insanımıza  ekmek sağlayan  köklü  sanayi  kuruluşları, yılların  tecrübesini,birikimini, işine ,fabrikasına bağlayan sanayici  sıradan ayak oyunları ile yerle bir olabilmektedir..

Tek partili dönemden bugüne bakarsak, zaman zaman bu tarz sıkıntılar yaşanmıştır. Her seferinde demokrasimiz yara almakla kalmamış telafisi zor ekonomik hasarlarda açmıştır.Evine aş götüren emekçi,varını yoğunu fabrikasına yatıran sanayici,bütün parasını  işine bağlayan tüccar kesiminde iflaslar yaşanmış  ekonomik yıkımlar  kapanması zor sosyal yaralar açmıştır.

Geçmişte olduğu gibi bugünde bu tarz hareketler hızımızı  kesmekle kalmayıp  enerjimizi tüketmektedir. Gelişmiş ülkelerle rekabet ederken,yeniden şekillenen dünyada yerimizi alma mücadelesi verirken kısır çekişmeler bizleri geri  alıkoymaktadır.

1946 yılında geçtiğimiz çok partili dönemden bugüne kadar sayısız defalar  sandık  lar kuruldu. Aklıselim sahibi insanımız şüphesiz ki  en iyisine karar verecektir. En erkeni 30 mart 2014 günü kurulacak olan sandıkta seçenekleri masaya yatıracak kararını verecektir.Sağlam demokrasi,sağlam temellere dayanırsa anlam kazanır.Siyasi partilerimiz liderlik sultasından sıyrılarak  kökleri sağlam temellere dayandırılmalıdır.İvedilikle yeni bir anayasa masaya yatırılıp ,öncelikli olarak siyasi partiler yasası  ele alınmalıdır.

Bu sayede köylümüz ,  ilçe delegelerini, ilçe delegeleri, il delegesini, il delegesi parti üst yönetimini seçme şansına sahip olacak dolayısı ile temsilde adalet maksimum seviyede sağlanacaktır. Sistemin kurduğu YASAMA adaletli YÜRÜTMEYİ, güven duyulan YARGIYI inşa edecektir.Sağlam temellere dayanan yönetim biçiminde EKONOMİK sarsıntılar en aza indirgenecektir.

Unutulmamalıdır ki Bu Ülke Bugün Bizim, Yarın Çocuklarımızın,

HEPİMİZ AYNI GEMİDEYİZ.

 

Eylül ayında devraldığımız TİCARET BORSASI Yönetim i olarak Ankara ziyaretimizi sürekli ertelemiştik. Şubat ayında yapılacak olan seçimlerimizin arkasına bıraktığımız ziyareti seçimlerin Mayıs ayına ertelenmesi sebebiyle Mart ayına almak zorunda kaldık.

TOBB Genel Başkanından talep ettiğimiz görüşme talebinin geçtiğimiz Pazartesi   kabul  olduğu bilgisi üzerine hazırlıklarımızı yaptık. Ziyaretimizde gerek ilimize özel, gerekse sektörlere özel sorunlarımızın yanı sıra Borsacılığın daha ileriye taşınması için taleplerimizi dosya halinde sunma imkânı bulduk.

Hayvancılığın içinde bulunduğu sıkıntıları bir nebze de olsa anlatma fırsatı bulduk. Çözüm olarak kredi taksitlerinin ertelenmesini istedik. Sıfır faiz diye lanse edilen kredinin aslında % 16 lar seviyesinde maliyet içerdiğini anlatma imkanımız oldu.Anlattığımız sorunların daha öncede kendilerine iletildiğini çözüm için gerekli mercilere ileteceklerini beyan ettiler.

İlimizin hayvan pazarının yapımına ve işletmesine talip olduğumuzu, bunun için finansman desteklerine ihtiyacımız olduğunu ilettik. Hemen hemen Türkiye’nin bir çok bölgesinde Hayvan Pazarı işletmesinin borsalara geçtiğini anlatan Sayın  Hisarcıklıoğlu Uşak Ticaret Borsasına  finansman noktasında destek olacaklarını taahhüt ettiler. Ayrıca daha önceki ziyaretinde vaat ettiği okul inşaatı içinde en yakın zamanda toplu protokol töreni yapacaklarını Uşak Oda Borsa Başkanlarını bu protokole çağıracağını ifade ettiler.

Ekibimizde bulunan Meclis başkan yardımcımız Ömer Özden beyin yün sektörü ile alakalı sorununu sunma imkanımız oldu.Sayın Hisarcıklıoğu GIDA TARIM VE HAYVANCILIK Bakan Yardımcısı  Kutbettin ARZU Beyden randevu ayarlayarak sorunumuzu direk anlatma  imkanını bize sağladı.Bakan bey ilgili daire başkanına talimat vererek sorunun çözümünde ne gerekliyse yapılması talimatını verdiler.Son birkaç gündür personelimiz sürekli bakanlık yetkilileri ile temas halindeler.Yün ihracatında yaşanan sorunla alakalı yönetmelik hazırlıklarına başlandı.

Sorunların çözüme kavuşması kadar kurum olarak kendilerine iletmemizden  büyük memnuniyet duyuldu.Gerçek sektör kuruluşlarının bu tip çalışmalarla fark yaratabileceğini ifade ettiler.Özellikle bakanlık  yetkilileri her fırsatta kendilerine iletişim  kurmamız konusunda isteklerini aktardılar.

TOBB ziyaretimiz yoğun bir güne denk geldi . Genel Başkanımızın  odasına girdiğimizde akil adamlar telaşı kendini hissettirmekteydi. Sürekli Bakanlarla görüşme halinde olması,ekibinin telaşı bariz ortadaydı.30-40 dakika süren sohbetimiz  de  akil adamlar mevzusuda konu oldu.Biz Ankara’dan ayrıldıktan  sonra Başbakanımız  tarafından açıklanan akil adamlar listesinde Sayın Hisarcıklıoğlu Akdeniz gurubunun başkanı olarak yerini almıştı.Türkiye’nin en büyük sivil toplum  kuruluşunun başkanı olarak kendisinin bu görevi  layığı  ile yerine getireceğinden en ufak şüphemiz bulunmamaktadır.Tebriklerimizi ayrıca ilettik

Kısacası çok verimli bir o kadar da onur verici bir seyahat ti. Her fırsatta dile getirdiğimiz TOBB ‘un gücünü  29.kattaki genel başkanımızın odasında bir kez daha tescil etmiş olduk.

Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşunun bir ayağı olan  UŞAK TİCARET BORSASI Mensubu ve yöneticisi olmanın gururunu bir kez daha yaşadım.

    Ülkemiz  kırsal nüfusunun yaşam biçimi halini alan hayvancılık sektörünün her geçen sıkıntıları daha da artmaktadır.Son yıllarda her ne kadar kayıt altına alındıysa da sınırlarımızdan giriş yapan  canlı hayvan olsun,kayıt dışı ticaretin yol açtığı düzensizlik sebebiyle olsun kontrolü zor bir sektör halini aldı.Hele birde bütün Anadolu’yu tek elden kontrol etme yolunu seçtiyseniz  bu kontrol kontrolsüzlük  olur.

Bölge insanımızın  doğduğu topraklarda ki zorunlu ikametgahı  çiftçilik ve hayvancılık  işini zaruri meslek edinmesine zorlamıştır. Dolayısı ile  köy yaşamı  yanı sıra  çiftçilik,  onun yanı sıra da hayvancılık   olunca ölçek küçülmek zorundadır.Küçük ölçekte ki işletmelerin büyük işletmeler karşısında rekabeti her geçen gün zorlaşmaktadır. Büyük işletmeler daha verimli olmalarının yanı sıra bir çok avantajlardan istifade edebilmektedirler.

Uşak bölgesinde ki hayvancılıktan geçimini sağlayanların sayısı küçümsenmeyecek boyuttadır.Uzun yıllar sonra beklenilen kazancı sağlayamayan işletmeci  hüsrana uğramakta yılların birikimi boş yere  heba edilebilmektedir.Bu sorun  bölgenin sorunu gibi görünse de aslında ülke nin her tarafında yaşanan sorunlardan birisidir.Yapılan yanlış yatırımların bedeli  ağıra mal olmaktadır.

Zaman zaman   beklentileri  karşılamayan hayvancılık sektörü  zarara uğramaları neticesinde çiftliklerdeki hayvanları elden çıkarmak zorunda kalmakta azalan hayvan sayısına paralel  olarak kırmızı et fiyatlarında ani yükselmeler meydana gelebilmekte  sektör de hayvan sayısı arttığında ise arz fazlalığından dolayı iflaslar yaşanmaktadır..Bu kısır döngü aşağıdaki gibi de özetlenebilir.

Yukarıda açıklamaya çalıştığım tabloda üreticimiz bu grafiğin neresinde yatırım yapması gerektiğini görememektedir.

Son dönemde  yükselen et fiyatlarının olduğu dönemde hükümetimizin sıfır faizle  hayvancılığı desteklemek adına yaptığı çalışmalar da telafisi zor hasarlara yol açtı.Bir aylık gebe düve fiyatları   sıfır faizin yarattığı finansman bolluğuyla bir anda 3000 TL den 6000-7000 TL ye  yükselirken sıfır gibi görünen faizler  aslında % 100 lere dayanmıştır.Bu günlerde işletme kredilerinin % 12-13 aralığında olduğunu göz önüne alırsak olayın vahameti gözler önündedir.İşletmelere yüksek fiyattan temin edilen hayvanlar yükselen saman ve karma yem fiyatları sebebiyle aniden  değer  kaybına uğramış tekrar 3000 TL aralığına gerilemiş ,dolayısı ile iflaslar kaçınılmaz olmuştur.

İçinde bulunduğumuz sezonda orta ölçekte bir işletmenin  tükettiği  karma yem ederi  işletmedeki  hayvan sermayesinin üzerine çıkmıştır. Hele bugünlerde elindeki saman balyalarını piyasa fiyatından satma imkanı olsa bir işletme, elindeki hayvan bedelinden daha fazla getirisi olacaktır.İşin özü  saman hayvandan daha pahalı hale gelmiştir.Cumhuriyet tarihinin en yüksek saman fiyatını görüldüğü bu  sezon işletmeler zor durumda  kalırken ,beklentilerini  bahara ötelemekten başka çare kalmamıştır.Umutlar bahar yağışları ile yeşerecek olan meralardaki yaban otlarına kalmıştır.

İşletme sahipleri soruna çözüm beklemektedir .Sıfır faizli kredilerin 2.taksitlerini  1 yıl ötelemek bir nebze de olsa  sektörü  rahatlatacaktır.Yöneticilerin bu konuda yardımcı olmalarını bekliyoruz.

Suni ve kısa vadede verilen destekler faydadan çok zarar vermeye başlamıştır.Uzun vadeye yayılan desteklemeler insanımızın önünü görmesine imkan tanıyacaktır.En basitinden süt tüketimini desteklemek,süt inekciliğine destek olmak hayvancılığa endirek destek olacağı  gibi  bütün hayvancılık sektörüde  kendi kendini   idame ettirecektir.Süt üretiminden iyi gelir elde eden süt inekciliği  dolayısı ile et sığırı üretimini de artırmış  olacaktır.

Ayrıca ilimizde acil ele alınması gereken  canlı hayvan pazarı meselesi vardır.Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile TOBB arasında varılan işbirliğinde  çevre illerde Canlı  hayvan borsaları kurma çalışmaları başlamıştır.Son derece modern  hayvan pazarları  satış seans salonları ile de arz ve talebi buluşturan yerler halini almaktadır.Uşak Ticaret Borsası olarak böyle bir projeye talibiz.Yereldeki ve geneldeki yetkililerle yaptığımız istişarelerde projemizi hayat geçirmek için kararlılığımızı ortaya koyduk.İlgililerin bu konudaki desteğini beklediğimiz gibi ilimize böyle bir projenin kazandırılmasını kendimize görev  addettik.

Sorunların  çözüme kavuştuğu,insanımızın yarınını görebildiği bir dünya temenni ediyorum..

 İLİMİZDE NOHUT ÜRETİMİ VE SORUNLARI.
     
İlklerin şehri Uşak her ne kadar Battaniye ve Tekstil şehri imiş gibi lanse edilse de aslında gözardı edilmemesi gereken bir sektörü daha var;Tarım  ve hayvancılık.
     
Ülkemiz insanının hala çoğunluğunu oluşturan kırsal  nüfusun  geçim kaynağı olan  tarım, sorunlarla boğuşmaktadır.Kalabalık olmasının yanı sıra,büyük bir coğrafyaya yayılan kırsaldaki nüfusun  sorunlarının  çözümü hiç de kolay değildir.Ülke genelinde standart sorunlar hepimizin bildiği gibi  girdi fiyatları,arz fazlalığında ki stok sorunu,arazinin küçük ölçekte olması v.b. gibi klasik sorunlar  Uşak ilinin de temel sorunlarıdır.
    
Bunun yanı sıra ilimize has sorunlarda üreticimizi her geçen yıl mağdur etmektedir.En  güncel  sorunların başında Nohut bitkisinde yaşanan  antakroz hastalığı.Üstü açık fabrika  diye nitelendirdiğimiz tarım sektörü  son 2 yılda aşırı miktarda yağan nisan mayıs yağmurları sebebiyetiyle  nohut bitkisinde antakroz hastalığıyla karşılaşmıştır.Bunun sonucu olarak  ilimiz sınırları içersinde  40 000 ton civarında yıllık üretimi olan nohut  son iki yılda 7000-8000 tonlara gerilemiştir.
     
Diğer il ve ilçelerinden Çarşamba günü borsamızın satış sahasındaki pazara gelen ürünlerle beraber her  seferinde  7 000 000 tl ye yakın rakamda işlem hacmine sahip bir ekonomiden ,leblebilik nohutun % 55 ini karşılayan bir  pazardan bahsediyorum.Leblebi hammaddesinde piyasa yapıcısı bir pazar. Malesef antakroz hastalığı sebebiyle  bu büyüklükteki  bir pazar  yok olma noktasına gelmiştir.Önlem alınmadığında  bu hacimde bir piyasa başka illere kayacaktır.
     
Soruna tohum ıslahı gibi uzun vadede netice verecek çözüm arayışları  maalesef zaman kaybıdır.İnsanımızın gelenekselcilik yapısı, değişim ve dönüşümü uzun vadeye yaymaktadır. Çiftcinin hala konu komşudan ödünç alınan tohumlarla üretimini devam ettirdiğini de göz önünde tutarsak  yeni ıslah tohumların yaygınlaşması  zor iştir. Şüphesiz ki bu yanlış diyemeyiz,tohum ıslahı gelişmiş ekonomilerin sık kullandığı metod dur. Verimliliği artırmasının yanı sıra bir çok katma değeri de tartışılamaz.Lakin acil  olan 2013 hasat döneminde soruna   çözüm üretmenin yollarını tartışmaktır.Ayrıca adı geçen  hisar 98,sarı 98 gibi tohumların leblebi sanayisinde  rantabl olup olmadığı muhakkak tartışılmalıdır.
     
Mevzubahis nohut tarımı olduğunda ilimizde leblebi üretiminden heyecanla  bahsedilmesi nerdeyse zorunluluk halini aldı. Aklımın, tecrübemin yettiği kadar bu konudan da bahsetmek isterim.
    
Uşak Ticaret Borsasında bu hafta işlem gören   % 30 - 9  lu  nohut 3,40 tl-3,60 tl arasında oluştu.Sarı leblebinin  % 70 randıman verdiğini baz alırsak maliyet 5,14 tl dir. Üretilen leblebinin % 30 u  duble leblebi  ki toptan fiyatı bu hafta Denizli Ticaret Borsası fiyatlarında 5,20 tl ile 5,80 tl arasında dır.Geri kalan  sıra leblebi diye tabir ettiğimiz 1 numara 2 numara leblebiler  4 tl ,ile 4,5 tl arasında işlem görmekte. Nohutun leblebi olana kadar ki süreci  meşekkatli olmasının yanı sıra yaklaşık 45-50 gün sergide kalması da finansman maliyetini artırmaktadır. Yukarıdaki rakamlarla matematiksel hesaplama yaptığımızda bu sektörün neden ilimizde  yaygınlaşmadığını gayet net görebiliriz.İlimizde yeniden sektör yaratmak bir yana Ulubey ilçemizde  1950 li yıllardaki onlarca leblebi imalathanesinden bugün sadece 1 adet kalmıştır.Esas sorgulanması gereken burasıdır. Ulubey ilçesinde bazı evlerin alt katlarında hala  makinalar atıl vaziyette durmaktadır.
    
Çok yorucu ,yıpratıcı iştir leblebi üretimi.Sıcak bakır tavanın önünde sabah ezanında başlayan üretim öğleden sonra 3-4 gibi son bulur genelde .Sabahın erken saatinde başlardaki  çalışanlar havanın serinliğinden istifade edebilsinler.16 yaş üzeri asgari ücretli bir kişinin üretebildiği kabuk soyma işi bir tam günde  16  doludur.Yöre insanının dolu diye tabir ettiği 18 lt büyüklüğünde ölçek. Yaklaşık 500-600 kg ‘a tekabül eder.
  
Önümüzdeki  mart - nisan ayında nohut tohumu toprakla buluşacak.2016 yılı hasat döneminin  bereketli  olmasını temenni eder tüccar arkadaşlarıma bol kazanç dilerim.


HOŞCAKALIN...
 
     

 

   Tarih boyunca  Devlete saygıda kusur etmeyen,kendine verilen  görevden kaçınmayan bir topluma sahibiz.Hele hele söz konusu seçme hakkına sahip çıkmak ise bu konuda hiç taviz vermeyen bir toplum yapımız var.

   Bilindiği gibi Bakanlar kurulu kararıyla Şubat Mart 2013 tarihlerinde Oda Borsa seçimleri yapılması uygun görülmüştü.Bu karara dayanarak Borsamız bünyesinde yönetim kurulu kararı  alıp  İlçe seçim kurulundan 3 Şubat 2013 Tarihi talep edilmiş olup,seçim kurulu tarafından bu tarih uygun bulunarak seçim startı verilmişti.Dolayısı ile adaylar seçim ekibini oluşturup demokrasinin olmazsa olmazı sandık ta toplanmak amacı ile seçmenlerini davet etmişlerdir.

   Ulusu meydana getiren bireylerin, yönetimde söz sahibi olmaları zaman zaman önlerine gelen seçimlerle mümkün olmaktadır. Batılı demokrasilerde katılımcı demokrasi denen yerinden yönetime katılma şekli yeni yeni ülkemizde rayına oturmaktadır.

Şüphesizki bu değişim ve gelişim süreci kolay olmayacaktır.Yılların alışılagelmiş merkezi yönetim biçimi kolay kolay yerini katılımcı demokrasiye bırakamayacaktır.

   Uşak Ticaret Borsası da yönetimini 219 adet seçmeni ile belirlemek üzere  sandık kurulumunu sağlamıştır. Bütün bu çalışmalar merkezi yönetim

tarafından hiçe sayılmış,ülke çapında binlerce seçmen yok görülmüştür.Adayları tanıma şansı bulan,projeleri ,fikirleri tercih eden seçmenin  düşünceleri saf dışı bırakılmıştır.

   Seçimlerin ertelenmesine dayanak olarak gösterilen NACE kodlarına yapılan itirazların gösterilmesi ise  karar vericilerin çaresizliğini ortaya koymuştur.

   Kurumlar aldıkları kararlarla ayakta dururlar. Güven ; alınan kararların uygulanabilirliliğiyle sağlanır.Bir milyonu aşkın insanı ilgilendiren kararların son derece basit bir kararmış gibi keyfiyeten  yada gerekceli de olsa  değiştirilmesi kuruma olan güveni sarsmıştır.

   Netice itibari ile kaybolan güven müessesini , çalışkan azimli tüccar ve sanayici dostlarım tarafından tekrar sağlanacağından en ufak şüphem yoktur.Üç ay boyunca Anadolu’nun her noktasında seçim atmosferi devam edecektir.Heyecanı ve adrenali canlı tutacaktır.Dostlarımdan ricam bu süre zarfında en ufak kalp kırıcı ,dost incitici söylem ve davranışlardan kaçınmalarıdır.

Mayıs ayında kurulacak sandık başında buluşmak üzere sevgi ve saygılarımı sunarım.

HOŞCAKALIN.

Türkler tarih  boyunca  bir çok takvim kullana gelmiştir.En eskilerinden birisi 12 Hayvanlı takvimdir.Güneş yılını esas alması sebebiyle bugün kullandığımız miladi takvime benzemektedir.

Celali takvim,hicri takvim,rumi takvim milletimizin asırlardır kullana geldiği takvimlerdir.Hicri takvim  Peygamber efendimizin Mekke den Medine ye geçişini başlangıç kabul etmesi ile diğerlerinden farklılık içermektedir.

Miladi takvim Cumhuriyetimizin Kurucu su  Gazi Mustafa Kemal  zamanında  26 aralık 1925 yılında   çıkarılan kanunla kullanılmaya başlanmıştır.

Miladi takvim Hz isa’nın doğumunu başlangıç kabul etmesinden  ziyade dünyanın güneş  etrafında dönüşünü tamamlamasına dayanan  bir sistemdir.Cumhuriyetin ilk yıllarında kabul edilmesindeki gaye  Avrupa ile yapılan ticarette uyum sağlamak  dünya ile  entegreyi amaç  edinen  miladi takvimin kabulünün, bugün geldiğimiz noktada ne kadarda isabetli olduğu apaçık ortadadır.

Yeni bir yıl,yeni  umut,yepyeni hayallerin süslediği 2013 yılına girmek üzereyiz.

Yeni yıl hepimize daha çok ‘sevgi’ getirsin. Temelinde sevgi ve inanç olan her iş başarı getirir. Başarı hikayelerinin yazıldığı, güçlü  bir ekonomi diliyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle, Yeni yılda  sevdiklerinizle, ailenizle güzel günler geçirmenizi, hayallerinizi ve umutlarınızı taze tutmanız temennisi ile mutlu yıllar temenni eder, sevgi ve saygılarımı iletirim.

Ülkemizde ilk kuruluşu 19.yüzyılın sonlarında gerçekleşen Ticaret Borsaları kazandığı kurumsal kimliklerini  vizyonlarını  her geçen gün zenginleştirmektedir. İçinde bulunduğu her dönem de  o zamanın iletişim araçlarını en   iyi şekilde kullanmıştırlar.

Bugün geldiğimiz noktada üyelerine, piyasa aktörlerine, ilgili kurum kuruluşlara yakın olabilmek için  bir çok alternatif iletişim araçları vardır. Uşak Ticaret Borsası  olarak  genç,çağdaş,yenilikçi  altyapımız ile iletişimin en hızlı ve en anlaşılabilir olanlarından birisi olan internet sitesini aktif hale getirdik.Bundan böyle sitemizi daha yakından takip edeceğinizi umarız.Bakliyat,hububat ,et,yün  sektörüyle alakalı en taze haberleri  burada bulabileceğiniz gibi borsamız  yönetiminin  aktivitelerini de  bu siteden en hızlı şekilde öğrenebileceksiniz.

Sitenin tasarlamasında, altyapısının hazırlanmasında,gerekli dokümantasyonların sağlanmasında emeği geçen personelim başta olmak üzere teknik arkadaşlara teşekkürlerimi sunarım.
 

UTB Tanıtım Filmi

Uşak Ticaret Borsası Tanıtım Filmini İzlemek için Lütfen tıklayınız.

Filmi İzle
UTB Kayıt Evrakları

Uşak Ticaret Borsasına Kayıt olmak için gerekli evraklar

Evrakları Görüntüle
UTB Hizmet Standartları

Uşak Ticaret Borsası Hizmet standartlarımız

Devamı

Tüm Hakları Saklıdır | 2016 | Uşak Ticaret Borsası